31 Ekim 2009 Cumartesi

Uşak ilinde sergi

Haziran Ayındaki Egem Platformu Etkinliği sırasındaki sergimizde Uşak Belediyesinden teklif almıştık.31 Ağustos Pazartesi günü Türk Kültürünün unutulmaya yüz tutmuş en önemli sanatlarından biri olan kağıt oymacılığı Kaatı Sanatı Sergisi Atatürk Kültür Merkezi"nde saat 15.30"da açıldı.
Ben yurt dışında olduğum için sergiye katılan kaatı sanatı örneklerimizi beni temsilen kızım Nimet götürdü.


Ankaradaki İzmirliler Derneği Başkanı Zehra Zihnioğlu ve eşi Ersin Zihnioğlu Bey,konukları Alim Sarıaslan Bey,Nimet Güler

Zehra Hanım ve Alim Bey



Projeyi gerçekleştiren ekipten Ayşe Bağırıcıoğlu Nimet Güler ile

05 Ağustos 2009 Çarşamba

Bunlar da benim kaatilarimdan sergilediklerimiz

Sira geldi bana yani sergideki benim calismalara.
Bunlar benim eski calismalarim ;bazilarini biliyorsunuz




Bunlar ise sergilenmek icin evlerindeki yerlerinden odunc alinarak getirilenler


1
Simdi ise yeni yani bu yil ki calismalarimi goreceksiniz

Bu yabanci bloglardan etkilenerek yaptigim KARGALI ORMAN


Burada ise Turk Halk Ozanlari Serisinden ASIK OMER
Kendisi asker ozanlarimizdanmis.Orduda gorev yapmis bir asker sair oldugu soylenir.

Ayrintili gorunumde gordugunuz gibi sol tarafta yenicerileri ellerinde sancaklari bellerinde kiliclari ile goruyorsunuz.Sagda asigi dinlemeye gelen guzeller.
Tekrar hatirlatayim.Ben eserlerimde genellikle ebru kullanmayi tercih ediyorum burada da yine ve tamamen ebrulardan kestigim bolumleri kullandim
Oncekilerle kiyaslamak isterseniz buraya bakmalisiniz.Ara verdigim 5 yildan sonra yaptiklarimin daha ince ayrintili oldugunu farkedeceksiniz.Buna ragmen dostlarim,onceki cicek temali kaatilarimin ayri bir tadi oldugunu soyluyorlar.
Eh ben de ekleyeyim onlar cizmeden ,tasarlamadan ;tamamen ebrunun ve makasin bir de Nalanin o anki durumu ile kendiliginden ortaya cikmisti ve daha dogaldi.
Bu konuda siz de lutfen fikrinizi belirtin.

3
Bu da Kaygusuz Abdal .On dördüncü yüzyılda yaşamış olan Kaygusuz Abdal bir şair bir mutasavvıf tüm bunların ötesinde yeni ve farklı tanımlar deneyen bir sanatçıdır. Tekke edebiyatı biraz da Kaygusuz Abdal'ı okumakla başlar. Kaygusuz Abdal tekke edebiyatının da kurucusu sayılır. Kendinden sonra gelen bir çok şairi kullandığı farklı imge ve hayallerle hem etkilemiş hem de şaşırtmıştır. Biraz da bu farklı kullanımları nedeniyle çok eleştirilmiş ve çok sevilmiştir. Nükteli söyleyişleri bir yandan övülürken bir yandan da tepkilerle karşılanmıştır. Bu kadar ünlü ve etkili olmasına rağmen Kaygusuz Abdal'ın hayatı ve asıl ismi hakkında kesin bilgiler yoktur. Bu açıdan Kaygusuz Abdal çözülmeyi bekleyen bir bulmaca bir gizem gibirdir. Sözleri ise ilk bakışta adı Kaygusuz yani kaygısız dertsiz gibi görünür. Oysa bu kaygısız sözler tıpkı adı gibi bedel verilmiş kurban edilmiş bir Abdal taşır."diyor http://kitap.antoloji.com
Ben de dagin yamacinda sicrarken vurulmus ceylana ve kaygusuz abdalin yuzundeki keyfe bakin diyorum.Butun resimleri yakindan gormek icin tiklayip buyutebilirsiniz.


Hemsehrim Sair Dertli
Bolu Ili GErede Ilcesi Sahnalar koyunden bir garip ,gariban sairimizdir.Şair Dertli'nin asıl adı Ibrahimdir. Bir cuma gunu carsida saz calarken onu gorup; saza haram ona zindik diyen kadi efendi; camiden iceri girer girmez on safta dertliyi gorunce sasar kalir namaz cikisi yine onu carsida ayni yerde saz clmaya devam ettigini gordugunde ise hikmetini anlar diye soylenegelmistir.Dogru mu bilmem ama ben hemsehrisi olmakla gurur duyarim.


Iznikli Esrefoglu Rumi ve hayatindan kesitler.
"Anadolu'da yaşayan büyük velîlerden, şâir. İsmi Abdullah olup, babasınınki Eşref'dir. Babasının ismi ile şöhret buldu. Babası, Mısır'dan İznik'e göç etti. Eşrefoğlu Rûmî İznik'te doğdu. Doğum târihi belli değildir. 1484 (H. 889)'da İznik'te vefât etti. Türbesi İznik'tedir. Eşrefzâde-i Rûmî diye de bilinir."
TURK halk Ozanlari konusunda bir seri calismami bana ilham ve empoze eden sevgili arkadasim Iznikli Fusun Ozcana tesekkurlerimi de burada belirtmeliyim.
Bu sergide benden bu kadardi.Serinin devami onumuzdeki yil insaallah Izmirde projenin 2.kismi olarak deam edecegimiz surede calisilip sergilenecek.Allah izin verirse.

04 Ağustos 2009 Salı

SERGIMIZ 10




SERGIMIZ 9





SERGIMIZDEN 8

4




BU kaati sanatinin kumasa uygulandigi proje




SERGIMIZDEN 7








SERGIMIZDEN 6













SERGIMIZDEN 5






SERGIMIZDEN 4









SERGIMIZDEN 3








Sergimizden 2








#

sergimizden kaatilar







yasemin SARE





09 Temmuz 2009 Perşembe

IZMIRDE SERGIYE KATILDIK

Ankarada actigimiz sergilerin kapanisinin akabinde Izmir Karsiyaka Belediyesi Carsi sanat Galerisinde Geleneksel Sanatlari Karsiyaka Belediyesinin Kultur Faaliyetlerinden olan Geleneksel Turk Susleme Sanatlari Sergisine katilmamiz icin davet aldik.Acmis olduklari hat,tezhip kurslarinin yil sonu sergisinde onumuzdeki yil acmayi dusundukleri kat`i (kaat`i)sanatinai tanitmak ve bilgi vermek icin bizdende eserler istemislerdi.Sayin Zehra Zihnioglu bana ve arkadaslarima bu teklifi iletince sevinerek kabul ettik.








Sergiye katilacak calismalarimizi tesbit edip hazirladik ve katilimci arkadaslarimizdan Melike Colakoglunu bizi temsil etmek uzere Izmire gonderdik.

Bu sergiyi ben de gormeyi ve bizzat katilmayi cok isterdim fakat tarihler benim Amerika yolculugumdan hemen onceki gunlere denk geldiginden gidebilmem mumkun olmadi.

Sonucta onemli olan ;calismalarimizin orada sergilenmesi idi.

Sevgili Melike bir hafta boyunca Izmirde kalarak bizi temsil etti.Izlenimlerinitelefon ve mailleriyle bize iletti.


Melike bu seyahatte hem kaati sanati adina hem bizlerin calismasinin degerlendirilmesinde guzel seyler duyup ilgi ve begenilerle karsilasmaktan mutlu olmustu.
Hem de orada yeni arkadaslar dostlar edinmis ve mutlu olmustu.

Biz de Ankaradaki izmirliler DErnegi bunyesindeki Kaati Sanatini Duydunuz mu?projesinin 3. kez hem de Izmirde sergilenmesinden son derece memnun olduk.Karsiyaka Belediye Baskani ve Belediye yetkililerine buradan da tesekkur edip Turk Susleme Sanatlarina duyurduklari ilgi ve ogrenme firsati verdikleri icin yurekten sevgi ve minnet duygularimizi iletiyoruz

10 Haziran 2009 Çarşamba






Fuar etkinliğinin açılışı ile ziyaretçilerimiz sergimize gelmeye başladılar.
60 tane çalışmamızın yer aldığı sergimiz sırasında umduğumuz gibi çok ilgi gördük.
Bazı ziyaretçiler bu sanatı bilerek gelse de çoğunluk böyle bir sanatın varlığından şimdi haberdar olduklarını söyleyerek açıklamalarımızı dinleyip sergiyi görmekten memnun olduklarını dile getirdiler.Bu sanatı öğrenmek için derneğe ne zaman kayıt yaptıracaklarını sordular.


İki masada canlı performans ve bilgi verme işlerini üstlenen arkadaşlarımızdan Adalet Ongun bilgi verirken

Aldığı bilgiyi uygulamak isteyenlere de fırsat verdik
>Melike Çolakoğlu kendini işe kaptırmış oyuyor

Görevli arkadaşlarımızın sanatı nasıl uyguladıklarını canlı performans şeklinde gösterirken kullandıkları araç gereç ve teknikler hakkında bilgi vermeleri memnuniyet uyandırdı.Bu sanatı daha önce duymadıklarını belirtip projeye katılma fırsatını kaçırdıklarına üzüldüklerini söyleyip benden ve dernek başkanımızdan devamını beklediklerini belirttiler.Biz de bu etkinliğin onlara başta da söylediğimiz gibi bir AB Projesi olduğunu,kaat'ı sanatına ilgi çekmek ,farkındalık yaratmak olduğunu anlattık. Bu konuda katılımcılarımıza teorik bilgiler verip,müze ve kütüphanelerdeki kıymetli kaatı eserleri incelettiğimizi söyledik.Sonra bu konuda benim gösterdiğim uygulamaların yanısıra bu alanda adı duyulmuş sanatçıları konuk edip onlardan bilgi ve teknikleri ile ilgili paylaşımlar alındığını ve sonrasında bu çalışmaların yapıldığını anlattık.
Bu konuyu bize açan Ulusal Ajans ve İzmirliler Derneğine şükran duyduğumuzu fakat projenin bittiğini söyledik.
Onlar ise ısrarla bizden önümüzdeki yıl kurs istediler.yerimizin yetersiz olduğunu söylediğimizdeyse bize ücretsiz yer tahsis edeceklerini söyleyenler ve adres bırakanlar oldu.Onlara bu konuda birşeyler yapmaya çalışacağım ıza dair söz verdik.
İzleyicilerin sergi izlenimlerini projemizde belirtmek üzere kamera ile kaydederken
Ege İlleri Fuarına katılan Uşak Belediyesi Kültür Müdürü Doğukan Bey bu sergiyi illerinde görmek istedi ve ekim ayından sonra Uşakta sergi açmamız için bizden kamera önünde söz aldı.



Meclis Başkanı Bülent Arınç tan sonra Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve eşi de sergimizi gezdiler.
Bergama Belediyesi halkla ilişkiler müdürü de döndüğünde yayımlamak üzere bu sanatla ilgili bilgi istedi.Kendisine konu ile ilgili topladığım makaleler ve basılı ropörtajları içeren bir cd hediye ettim.
Aydın Vali Muavini Muammer bey ve Adnan Menderes Üniversitesi mensupları da sergimiz ve sanatımızla ilgili bilgiler almaktan ve eserlerimizi görmekten mutluluk duyduklarını bildirip sergimizi illerinde görmek istediklerini söylediler.

Sergiyi bitirdik.Heyecanımız yorgunluğa dönüştü ama gördüğünüz gibi yorgun fakat gördüğümüz ilgiden mutlu,son eşyaları da toplayıp evlere yollandık.
Fuardaki sergiden enstanteneler


Ümran Altaylı ile "Leylak"adlı çalışmasının önünde

Perihan Çalı,Ümran Altaylı Zeynep Altaylı


katılımcılarımızdan Nilay Deniz,Nuran Ülker,ümran Altaylı ve ben

SErgimize küçükler de geldiler vee biz onlara bu sanatı tanıtmanın mutluluğunu kamerayla tesbit ettik.
a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QYBYlm9ZDWc/SjEU2ceYR9I/AAAAAAAAFKw/R4tbYd_8E9E/s1600-h/PICT4887.JPG">
Annesini sergide yalnız bırakmayan Elif terlemiş,sahne gerisinde çamaşır değiştiriyor.
Bu poz kaçırılır mı?
5 Haziran Cuma
Ankara Vakıf Eserleri Müzesinde planladığımız sergimizi açtık.
açılışa İzmirliler Derneğinin folklorcuları Ege yöresinden oyunları ile bize neşe kattılar

Proje faaliyetlerimizin süresi kısa olduğu halde fuarda sergilediğimiz 60 adet çalışmamız dışında burada da 70 adet eser sergiledik.
Bu sanatın birden fazla icra tarzı ile yaptığımız çalışmalar burada da ilgi görmeye devam etti.
Arkadaşlarım Vahide ve Nevin öğretmenler beni yalnız bırakmadılar

Buradaki izleyicilerimizin sakin ortamda eserleri daha uzun sürelerde ve daha dikkatle incelemeleri bizi çok sevindirdi.




12 hazirana kadar süren sergimizde sergide görevli arkadaşlarımızın canlı performans göstererek uygulama yapmaları çok ilgi çekti.
İki sergi sırasında da çalışmalarını satmak isteyen arkadaşlarımızın bazı çalışmalarıyeni sahiplerine sergi sonunda verildi.
12 haziran cuma
Sergiyi topladık.Katılımcılarımıza çalışmalarını teslim ederken içlerinden seçtiğimiz 15 adet eseri İzmir Karşıyaka Belediyesi Hat ve Tezhip Kursu sergisine katılmak ve gelecek yıl başlatacakları "Kaat'ı Sanatı Kursuéna ön hazırlık ve örnek olarak sergilenmek üzere ambalajladık ve götürmekle görevlendirdiğimiz katılımcımız Melike Çolakoğluna teslim ettik.
Katılımcı arkadaşlarımızla vedalaştık.

08 Haziran 2009 Pazartesi

Sergimizi Meclis Başkanımız Sayın Bülen Arınç Ziyaret Etti

Sevgili internet dostlarım .Bildiğiniz gibi Ocak ayında başlattığımız KAAT'I SANATINI DUYDUNUZ MU? temalı projemizi bitirdik ve 2 sergi birden açtık.
Bu sanatın adını gündeme getirerek farkındalık oluşturmak yola çıktık.Çok şükür umduğumuzun çok üstünde ilgi gördük.
Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç da sergimizi ziyaret etti.Çok kısıtlı zamanından bir bölümünü bize ve sanatımıza ayırması bizi çok mutlu etti.Kendisine içten teşekkürler sunduk.
Bu vesile ile Fuar organizasyonunda çok önemli bir rol üstlenen bize de bu fuarda sergi açarak çok fazla kişiye sanatımızı tanıtma fırsatı veren İzmirliler Derneği Başkanı Sayın Zehra Zihnioğluna ve fuar komitesine de içten teşekkürlerimizi katılımcı arkadaşlarım ve şahsım olarak bir kere de buradan ifade ediyorum.




60 adet çalışmadan oluşan sergimizi fuarda görme fırsatını kaçırdığınız için üzüldüyseniz 5 Haziran 2009 itibariyle açtığımız ve 12 hazirana dek 2. sergimizde 70 adet çalışmamız halen sergileniyor.
Yer:Vakıf eserleri Müzesi.
Adres :ADRES:
Atatürk Bulvarı
No:23
Ulus/ANKARA

Tel:0312 31149 25

(Opera karşısındaki İller Bankası ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Ek Hizmet Binası arasında)

02 Haziran 2009 Salı

SERGİLERİMİZİ AÇIYORUZ


"Kaat'ı Sanatını Duydunuz mu" adlı projemizi tamamladık.Yarın yani 3 Haziran 2009 Çarşamba günü saat 15.00 da sergimizi Ankara Atatürk Kültür Merkezi' ndeki EGE FUARI Etkinlikleri içersinde açıyoruz.
4 Haziran Perşembe günü de Ankara Vakıf Eserleri Müzesi Sergi Salonunda bir sergimiz daha başlıyor.
4 ay gibi kısa bir sürede böyle bir sanatı tanımak,teorisini ve pratiğini incelemek ve icra etmek gerçekten dile kolay.
Ama bu büyüleyici sanat kursiyer arkadaşlarımızı da etkisi altına almakta gecikmedi.
İzmirliler Derneği ve sevgili Başkan Zehra Zihnioğlu nun İz-derli gençleri çok iyi bir şekilde organize ederk yönlendirmesi ile umduğumuzun üstünde başarılı bir proje çıkardık.
Bu konuda davet ettiğimiz ustaların bizi ziyaretleri bilgi ve deneyimlerini paylaşmaları,yaptığımız gezilerde gördüğümüz geçmişten bu güne gelebilen müstesna eserler, ziyaretlerine gittiğimiz ve bize sevgi ve ilgilerini cömertce sunan Cerrahpaşa Nakışhanesi mensupları,sevgili Jale Yavuz ve Feyza Oyat hocalarımız ile Sayın Dürdane Ünver Hoca ufkumuzu genişletti.
Süleymaniye Kütüphanesinde bizimle ilgilenip görmek istediklerimizin de üzerinde örneklerle bizi buluşturan Gökhan Beyi de minnetle analım.
Sevgili katılımcı arkadaşlarımın şevk ve heyecanı bize dernek binasında ağırlayan her ihtiyacımızı karşılayan dernek üyeleri çok sevgili Emel ve Sevinç Hanımların ilgi ve desteği bizi bu güzel sonuca ulaştırdı.



Aynı anda iki sergiyi hazırlamak bizi hem sevindirdi hem de yordu.
Yorgunluğumuz Eserlerimizin iki sergiye bölüştürülmesinde dengeyi tutturmak yüzündendi.Çünkü o kadar güzel çalışmalar vardı ki hangisini nerede sergileyeceğimize karar verirken sıkıntı çektik.
Bir de katılımcı arkadaşlarımızın çoğunun aktif meslek yaşamları nedeniyle hafta içi zaman ayıramamaları yükün biz emeklilere ve şu an itibarıyla çalışmayan iki arkadaşımıza yüklenmesi idi.






Bu yüzden bütün katılımcı arkadaşlarıma ve Melike Çolakoğlu,Perihan Çalı ve minik kızı Elif,Yasemin Şare,Ümran Altaylı, ile mesai bitimi yardıma koşan Nilay Deniz,Ayperi Çakmak,dernek üyesi Keriman hanım ve Burçak Bolışık ,Adalet Ongun' un hem sergi hazırlıklarında hem de fuar içindeki standımıza Ege Mutfağından örnekler sunmak için yaptıkları çalışmalar nedeniyle özel olarak teşekkür ediyorum.





Bizden bu kadar....
Artık top sizde gelin,gezin,görün ve izlenimlerinizi beğeni veya eleştirilerinizi paylaşın.
BEKLİYORUZ

31 Mayıs 2009 Pazar

GERİBİLDİRİM


Ankara Vakıf sanatları Müzesindeki Mehmet Selim Divanı,İstanbul Süleymaniye Kütüphanesindeki eşsiz oymaları gördükten ;Sayın Meliha Altay'ın ve Sayın Gülbün Mesera'nın Kaatı konusundaki en kapsamlı kaynakları olan kitaplarını inceledikten ve tanıştığımız kaatı sanatçılarının icraatlarını izleyip eserlerini etüd ettikten sonra
edinimlerimizi tartıştık
Gördüğümüz eserler bize kaatı sanatının tek bir tarzda değil bir çok
tarzda icra edilen büyük ve derin bir sanat olduğunu bir kez daha
gösterdi.
Şöyle ki;
1-Tek renk bir kağıttan oyulan uygun bir desen ;içinden çıkan ve geride
kalan iki ayrı zemin ile kullanılarak erkek ve dişi diye adlandırılan
iki ayrı eser elde edilebilir.
2-Desene uygun renkte ayrı ayrı renklerde kağıtlardan oyulan ögelerle
desen oluşturularak yapılabilir.
3-Her iki teknik bir arada kullanılabilir.
4-Desenler düz olarak yapıştırılacağı gibi boyut verilerek de yapıştırılabilir.
5-Üst üste yapıştırılmış kağıtlardan(murakka)kesilen desen kullanılabilir.
6-Dişi kaatı desen kalıp olarak kullanılarak içindeki boşluklar fırça
ile darbelenerek içi doldurularak yapılabilir.
7-Harfler oyularak yapıştırılıp yazma eserler yapılabilir.
8-Birden fazla teknik birarada kullanılabilir.
9-Hat istifleri oyularak çevresi kaatı ile süslenerek kullanılabilir.
10-Kullanılan malzemenin deri,kağıt,düz renk veya renklendirilmiş
kağıt,ebru atılmış kağıtlar olduğunu nişasta şap ve su ile hazırlanan
bir yapıştırıcı kullanıldığı halde yüzyıllara dayanabildiklerini
gördük.Makas ,nevregen veya falçata türü kesiciler ile oyulduğu
gibi sonuçlara vardık.
Bu sonuçlarıgördüğümüz örnekler ışığında tesbit ettik.
Bir önemli tesbitimiz de izlediğimiz ve tanıştığımız sanatçıların (bir
kaç istisna dışında )kendi tarzları dışındakilere kuşku ile
yaklaşmaları ve genellikle de yanlış bulmalarıydı.
Örneğin kimi ebru ile yapılmasının uygun olmBir diğeri katkat ve deforme edilen çiçek formlarının uygun olmadığını söylüyordu fakat Mehmet Selim Divânîndaki çiçekler KİTAP içinde olduğu halde kabarık ve boyutluydu.

Sayın Meliha Altay'ın Ülker Yayınlarından olan kitabına itibar etmememizi söyleyenler de vardı ,aksini söyleyenler de...
oysa rahmetli Meliha Hoca rahmetli Süheyl Hoca ile beraber çalışmıştı.
İşte bu gibi çelişkili düşünce ,yorum ve görüşlerle karşılaştık.
Bu aradabu sanatın adının daha fazla duyulmasını isteyerek hazırladığımız bu projede sanata karşı suç işlediğimizi ve iyi etmediğimizi ima edenler oldu.Hatta o hanımın blogunda.....diyerek beni bizzat incittiler.
OYSA AMACIM(IZ);
dünyaya Osmanlıdan 17.yy.da dağılan ,rağbet gören ve şu an google daki bloglarda papiere cut,silhuetten paper gibi aramalarınızda bulabileceğiniz sitelerde yapıldığını göreceğiniz örnekler olan sanatın bizim ÖZ,ESKİ VE KENDİMİZİN olduğunu Türk insanına hatırlatmak ve farkındalık yaratmaktı.
Bunun için İzmirliler derneği Genç-izder ile beraber hazırladığımız projeyi sitemde ve dernek sitesinde de gördüğünüz biçimde incelemekti.Farkındalık yaratmak,ilgi çekmek,bizim olanı yabancı adlarla değil kendi adı olan ve yüzyıllardan beri yaşadığı KAAT'I adı ile tanıtmaktı.Bu gün bu sanatı icra etmeye devam eden sanatçılarla tanışıp onların tarz ve tekniklerini,geçmişteki ustaları ve örneklerini görmek incelemek ve uygulamaya çalışmaktı.
SÜRÇ-İ LİSAN ETTİKSE AFFOLA

Bu sanatı ic ra etmek için geleneksel sanatlar ve örneklerini daha
fazla incelememiz ve daha çok çalışmamız gerektiği konusunda görüş
birliğine vardık.
Çalışmalarımıza devam ederken bu görüşlerimizi dikkate alarak
uygulamalarımızı sürdürdük.
Bir sonraki yazımda sergi resimlerimizi göreceksiniz

YÜZYILLARAMEYDAN OKUYAN KAATILARI VE USTALARI GÖRMEYE GİDİYORUZ

21 Nisan 2009
Projemiz gereği doğru örnekleri ve uygulanışları görebilmek adına
planladığımız İstanbul gezisi için yola çıktık.

Gece yarısı yola çıktık , sabah erken saatlerde İstanbuldaydık.Sabah güne Ortaköyde güzel bir kahvaltıyla başladık

İlk durağımız Dürdane Ünver yönetimindeki Yıldız Sarayı Ferhan Ahırları idi.
Kursumuzun cumartesi günleri olmasına rağmen ziyaret edeceğimiz
Dürdane Ünver hocanın kursu çarşamba günleri olduğundan gezi
tarihimizi kendileri ile konuşarak çarşamba günü olacak şekilde
planlamıştık.
Şale Köşkündeki Ferhan Ahırları nakışhanesine giderek Dürdane Ünver
Hoca ve öğrencileri ile tanıştık.
Sergi hazırlığı için bütün eserlerini kaldırdıklarını ve
çalışmalarının yine aynı nedenle sergiye hazırlıklarına yönlendiğini
söylediklerinden örnekler göremeden ayrıldık.



Oradan Süleymaniye Kütüphanesindeki kaatı eserleri görmek üzere yola çıktık.
Kütüphanede bizi Gökhan Bey karşıladı




ve bizim için hazırladığı değerli
el yazmaları ve oyma kaatı kitapları,eserler arasındaki kaatı
sayfaları okuyucuya çıkarılmamalarına rağmen özel izinle gösterdi.
Kitapların içindeki eserleri gördükten sonra bu müstesna kütüphanedeki görülecek bölümleri gezdik.Kütüphane hakkında,el yazmalarının dijital olarak kaydedilip dünyanın her yerinden ulaşılabilecek hale getirilmesi hakkında bilgi aldık. Kültür Bakanlığı bünyesindeki bu hizmetten çok az bir ücret mukabili yararlanabileceğimizi öğrenerek mutlu olduk.










Kütüphane bünyesindeki geleneksel sanatlar kurs sergisini de
gezdik.Anı defterine teşekkürlerimizi yazdık.Oradan Gökhan Beyin yakın ilgisinden ve gördüğümüz kaatı eserlerden ötürü
mest olmuş vaziyette ayrıldık.
Onarımda olmasına rağmen Süleymaniye
Camiinin açık olan bölümlerini de gezerek oradan ayrıldık.







Sonraki hedefimiz Cerrahpaşa Hastanesi bünyesindeki eski adı "Süheyl
Ünver Nakışhanesi"
yeni adıCerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Geleneksel Süsleme Sanatları Nakışhanesiydi.


Orada nakışhane yöneticisi Jale Yavuz hanımın, Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof.dr.Nil
Sarı Hanım ve arkadaşlarının samimi ilgisi ile karşılandık.
Hafta içi atölye çalışmaları olmamasına rağmen orada olup bizi
karşıladılar.

Kaatı sanatçısı Feyza Oyat Hanım çalışmaları ile
birlikte gelip bize eserlerini gösterdi.


Getirdiği çalışmaları ve
örnekleri,sanatı icra ederken ki püf noktalarını bizlerle
paylaştı.

Emekli resim öğretmeni olan Feyza Hanım ın bizle adeta ders
niteliğindeki sohbetinden çok yararlandık .
Bizi konuk eden Cerrahpaşa Nakışhanesinden hem gözlerimiz hemde
gönlümüz kaat'ı ile dolu teşekkür duyguları ve mutluluk içinde
ayrıldık.









Beyazıt Hat Sanatları Müzesindeki onarım bitmemiş olduğundan oradaki
kaatıları göremedik.

İstanbuldan ayrılarak Ankaraya geri dönerken;yol boyu kaatı sanatı ile
ilgili bilgilerimizi gördüklerimizin ışığında değerlendirerek
konuştuk.

YİNE KONUĞUMUZ VAR

18 Nisan 2009



Projemizin başlangıcından beri ilgi ve desteğini gördüğümüz deri ve
kağıt ile çalışan kaatı sanatçısı Sayın Muhittin Tamay davetimize iş
yoğunluğu nedeniyle gelemeyip yerine birlikte çalıştığı öğrencisi
Haluk Kürkçüoğlunu gönderdi.Haluk Bey bize eserlerinden örneklerle
geldi.Deri ve kağıt kullanarak kaat'ı yapımıyla ilgili uygulamaları
gösterdi.Çok ince ve zarif çalışmalarını inceledik.Tekniğini izleyip
üzerinde konuştuk.

30 Mayıs 2009 Cumartesi

SAYIN DR. NEJAT YENTÜRK KONUĞUMUZDU

2Mayıs 2009
İzmirli kaatı sanatçısı Dr Nejat Yentürk de davetimize uyarak
ziyaretimize geldi.Dünyada kağıt sanatlarını uygulayan sanatcılar ve
eserlerini içeren görsel sunumu esnasında dünyadaki örneklerle
geleneksel kaatı arasındaki farkları incelemek ve üzerinde tartışma
fırsatımız oldu.Daha sonra Nejat Yentürk de bize kendi
çalışmalarından örnekler gösterip tarzını uygulama ile gösterdi.
Aynı gün TRT2 Avrupa Vizyonu Gençlerin Avrupası programı için gelen
Trt ekibi bizimle ropörtaj yaptı.